Proktoloji Birimi Nedir? Ne İş Yapar?
Proktoloji Birimi, kalın bağırsağın son bölümü olan rektum ve anal bölge hastalıklarının tanı ve tedavisiyle ilgilenen özel bir tıbbi birimdir. Bu bölüm, hem kadın hem erkeklerde sık görülen; ağrı, kaşıntı, kanama, şişlik gibi şikâyetlere neden olabilen hastalıkların modern yöntemlerle değerlendirilmesini ve tedavisini sağlar.
Proktoloji, hassas bir alan olması nedeniyle uzmanlık ve deneyim gerektirir. Bu nedenle Proktoloji Birimi, hastaların mahremiyetini gözeten, hızlı ve etkin çözümler sunmayı hedefleyen bir yaklaşım benimser.
Proktoloji Biriminin İlgi Alanına Giren Hastalıklar
- Hemoroid (Basur)
- Anal fissür (Çatlak)
- Anal fistül
- Perianal apse
- Kıl dönmesi (Pilonidal sinüs)
- Makatta kaşıntı ve ağrı
- Rektal kanama
- Rektum prolapsusu (Bağırsağın dışarı çıkması)
- Anal bölge tümörleri ve polipler
Uygulanan Tanı ve Tedavi Yöntemleri
- Anoskopi ve rektoskopi ile detaylı anal bölge muayenesi
- Lazer hemoroid tedavisi
- Kıl dönmesi için minimal invaziv (kapalı) yöntemler
- Fissür ve fistül cerrahisi
- Medikal (ilaç) tedaviler
- Cerrahi ve günübirlik işlem uygulamaları
Tüm işlemler, hastaların konforunu artırmak amacıyla modern tıbbi cihazlar ve güncel tedavi protokolleri kullanılarak gerçekleştirilir.
Hemoroid Operasyonları (lazer ile): Hemoroid (basur) problemine yönelik cerrahi müdahalelerin, lazer teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmesi.
Anal Fissür (Makatta Çatlak) Operasyonları: Makatta oluşan çatlakların cerrahi tedavisi.
Anal Fistül (Makatta Akıntıya Neden Olan Barsakla İlişkili Kanallar) Operasyonları: Makatta oluşan fistülün (akıntıya neden olan barsakla ilişkili kanalların) cerrahi tedavisi.
Anal Abse Operasyonları: Makatta oluşan apselerin cerrahi drenajı ve tedavisi.
Kıl Dönmesi Operasyonları: Kuyruk sokumunda veya perianal bölgede kıl dönmesi problemine yönelik cerrahi müdahaleler.
Rektum ve Anal Kanser Ameliyatları: Kalın barsak kanseri tanısı konmuş hastalarda tümörlerin çıkarılması ve gerekli durumlarda barsağın bir kısmının cerrahi olarak çıkarılması.
PROKTOLOJİ VE LAZERLE HEMOROİD SIKÇA SORULAN SORULAR
1. Lazerle hemoroid tedavisi nedir?
Lazer tedavisi, hemoroid (basur) yastıkçıklarının içine yüksek enerjili ışık dalgaları gönderilerek dokunun içeriden söndürülmesi işlemidir. Klasik cerrahideki gibi kesme veya dikiş işlemi yapılmaz. Damar yumağı lazer ısısıyla büzüştürülerek kurutulur.
2. Lazer tedavisi her evre hemoroid için uygun mudur?
Lazer, özellikle Evre 2 ve Evre 3 (dışarı sarkan ancak kendiliğinden veya elle geri itilebilen) hemoroidlerde en başarılı sonuçları verir. Çok ileri evrelerde (Evre 4) bazen diğer cerrahi yöntemlerle kombine edilmesi gerekebilir.
3. İşlem ne kadar sürer ve hastanede yatış gerekir mi?
Lazerle hemoroid işlemi genellikle 15-20 dakika süren kısa bir işlemdir. Çoğu hasta işlemden birkaç saat sonra taburcu edilir (günübirlik cerrahi). Uzun süreli hastane yatışı gerektirmez.
4. Lazer sonrası ağrı çok olur mu?
Klasik ameliyatlarda o bölgedeki sinir uçları kesildiği için ciddi bir ağrı hissedilebilir. Ancak lazerde kesi ve dikiş olmadığı için ağrı hissedilir derecede azdır. Hastalar genellikle “dolgunluk hissi” veya “hafif yanma” tarif ederler.
5. Günlük hayatıma ne zaman dönebilirim?
En büyük avantajlardan biri budur. Klasik ameliyatta iyileşme haftalar sürerken, lazerle tedavi olan hastalar genellikle 1-2 gün içinde işlerine ve sosyal hayatlarına dönebilirler.
6. Lazerle hemoroid tedavisi kalıcı mıdır, tekrarlar mı?
Lazerle tedavi edilen damar yumağı söner ve yok olur. Ancak kişinin yaşam tarzı (kabızlık, hareketsizlik, beslenme alışkanlıkları) değişmezse yeni bölgelerde yeni hemoroidler oluşabilir. Doktorun önerdiği beslenme düzenine uyulursa başarı oranı çok yüksektir.
7. Lazerle Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) tedavisi de yapılıyor mu?
Evet, proktolojide lazer sadece hemoroidde değil, kıl dönmesi (Pilonidal Sinüs) ve Anal Fistül tedavisinde de kullanılır. Kıl dönmesi boşluğu temizlendikten sonra lazerle içeriden yakılarak kapatılır (Pit Picking ve Lazer yöntemi), böylece büyük ameliyat yaraları oluşmaz.
8. İşlem sırasında anestezi alacak mıyım?
Evet, hastanın konforu için genellikle kısa süreli bir uyku hali (sedasyon) veya lokal anestezi tercih edilir. Hasta işlem sırasında hiçbir şey hissetmez.
9. Lazer tedavisinin riskleri veya yan etkileri var mı?
Her cerrahi işlemin az da olsa riski vardır ancak lazerin komplikasyon riski klasik cerrahiye göre çok daha düşüktür. En önemli avantajı, makat kaslarına (sfinkter) zarar verme riskinin (gaz/gayta kaçırma gibi) yok denecek kadar az olmasıdır.
10. Ameliyatsız lazer tedavisi sonrası pansuman gerekir mi?
Kesi ve açık yara olmadığı için klasik anlamda pansuman gerekmez. Sadece birkaç gün süreyle ılık su oturma banyoları ve doktorunuzun vereceği kremler iyileşme sürecini desteklemek için yeterlidir.