Site Dili : TR | EN
MENU

ÖSS

Üniversite sınavı sonuçları açıklandı. Sınav sonucu beklediği puanda olan öğrenciler çok mutlular. Hedeflerine ve hayallerine ulaşmanın keyfini sürüyorlar. Fakat bir de madalyonun diğer yüzü var. O yüzde de bizi düş kırıklığı yaşayan öğrenciler bekliyorlar.  Bazıları çok çaba harcadım, çok çalıştım ama olmadı diyor, bazıları çok stresliydim benden beklenen performansı sergileyemedim diyorlar, bazıları da eksik çalıştım bu yüzden kötü puan aldım diyolar. 

    Öğrencilere ilk önerim başarının kıstasının asla bir sınav olmadığını akıllarından çıkarmamaları. Bu sınav sizin insanlık değerinizi, başarınızı, aklınızı ölçmüyor. Biriktirdiğiniz bilgini değerlendirilmesi yalnızca. Evet kötü puan almış olabilirsiniz, heyecanlanmış olabilirsiniz ama bu sizin başarız olduğunuzu göstermez. 

    Bu süreçlerde öğrencilerde düşünce hatalarıyla sık karşılaşıyoruz.  Onlara tavsiyem: Durumu felaketleştirmeyin. “Mahvoldum! Hayatımın sonu geldi.” yerine “hiç Bir şey için geç değil” deyin. Genelleme yapmayın. “Bu sene kazanamadıysam ömür boyu kazanamayacağım.” demeyin. “Bu sene olmamış olabilir seneye daha gayretli olacağım.” deyin. Zihin okumaya çalışmayın. Ailem, akrabalarım, arkadaşlarım benim hakkımda kötü düşünüyorlar.  Etiketleme yapmayın. “Ben aptalım. Ben başarısızm! Ben tembelim!” demeyin. Kendinize inanın. “İnsanların ne düşündüğünü bilemem, o düşünceleri kontrol de edemem ama tek bildiğim ben kendime inanıyorum ve güveniyorum.” deyin. 

    Son olarak da sadece öğrencilere değil ebeveyinlere de görevler düşüyor. Sınavı ne küçümsemeli ne de büyütmeliler. Çocuklarının tekrar sınava hazırlanması konusunda korkutucu olmak yerine teşvik edici olmalılar. Kıyaslama yapmamalılar. Sağladıkları imkanları bir tehdit amacı olarak kullanmamalılar. “Yemedik yedirdik, bütün maddiyatımızı bu sene sana ayırdık.”  vb cümlelerden kaçınmalılar.

klinik Psikolog Nilay GÜRTAŞ