Site Dili : TR | EN
MENU

HAYAT HASTANESİ'NDE OBEZİTE VE DİABET TARİHE KARIŞIYOR

Hastaların kendilerini ‘obez’ olarak görmeleri ve durumu kabullenmeleri kolay olmasada onları sağlığına kavuşturabilecek bazı sağlık kuruluşları Bursamızda da mevcut. Özel Hayat Hastanesi de bu nitelikli sağlık kuruluşlarından biri. Özellikle yeni ve büyük tesisine taşındıktan sonra (Ankara Yolu üzeri,yeni Büyükşehir Belediyesi hizmet binası karşısı) Bursa için hayati önem taşıyan bir çok sağlık birimini devreye alan Dr. Ahmet Özkul ve profesyonel yöneticileri çağımızın en önemli problemlerinden biri olan Obezite ve tedavisini unutmadılar. Bursa Genel Cerrahi Uzmanı Doçent Doktor Evren Dilektaşlı,Amerika’da da çalıştığı dönemde öğrendiği cerrahi, teknikler, ameliyatlar ile Bursa’da ameliyatlara devam ederek birçok hastanın ameliyat ile sağlıklarına kavuşmalarını hem de derhal kavuşmalarını sağlamış bir hekim. Uzunca süre devlet hastanelerinde çalışmalar yaparak önemli deneyimler edinen Dilektaşlı sadece 3 aydır Özel Hayat Hastanesi’nde hasta kabul etmesine rağmen,genel cerrahi alanında, bir çoğu obezite ve diabetin cerrahi tedavisi olmak üzere 70’den fazla ameliyat gerçekleştirerek Bursa’ya önemli bir katkı sağlamış durumda.Bu yenilikçi hekim ile obezite, metabolik cerrahi ve diyabetten kurtuluşun nasıl mümküm olduğunu konuştuk.

Sayın Doç.Dr.Evren Dilektaşlı, obezite ve metabolik cerrahi konuları ülkemizde sıkça konuşuluyor.Siz bu tedavi yöntemine ne zaman ilgi duymaya başladınız?

Ankara’da uzmanlık eğitimini aldığım yıllardan bu yana bu konu ile ilgileniyorum.11 yıldır inceliyorum,uyguluyorum ve araştırıyorum.1.500’den fazla ameliyata girdim ve bunların %70-80 kadarını bizzat kendim gerçekleştirdim.2005-2010 yılları arasında Ankara Numune Hastanesi’nde genel cerrahi asistanlığım yani uzmanlık eğitimimi gerçekleştirdim.Ankara’da bu konudaki duayen hocaların başlarında olan Prof.Dr.Mahir Özmen’den obezite cerrahisi konusunu öğrendim ve çok ilgimi çekti.2011 yılından bu yana Bursa’dayım ve obezite cerrahisi ile ilgiliyim.

Özel Hayat Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi’ni kurmanızın öyküsünü de anlatır mısınız?

2011 yılından itibaren Bursa’daki kamu hastanelerinde(Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi) ilk obezite cerrahisi operasyonlarını ben başlattım.Obezite cerrahisi ve metabolik cerrahisi birbirine çok benzeyen işlemlerden oluşur.Obezite cerrahisi midenin daraltılması,küçültülmesi operasyonudur ve az yemek yemeyi sağlar çünkü mide fazla yemek alamayacak kadar küçülük bu operasyon sayesinde.Bu ameliyat bir kısıtlama ameliyatıdır.Ancak birde emilim bozucu ameliyat vardır.Hastanın yediği şeyleri bağırsaktan emilmesini amaçlayan bir ameliyattır.Bu ikisini kombine ettiğimiz ameliyatlar ise daha uzun dönemde kilo kayıpları sağlayabiliyoruz.(100-150 kiloya varan kayıplar).Bizde tüp mide ameliyatı denen yani mide küçültme ameliyatı çok yaygınlaştı.Ben de hastalarımın yüzde 60’ında bu yöntemi uyguluyorum.

Türkiye’deki obezite hastalarının oranın nasıl ölçülüyor?
Ülkemizdeki obeziteo ranları araştırıldığında,toplumumuzun yüzde 25’inin obez olduğu görülmektedir.Bir insanın obez sayılabilmesi için bazı hesaplamalar yapmak gerekiyor.Örneğin; boyunuz 1,90 ise bu veriyi 1,90 ile çarpıyoruz.Sonuç 3,61 oluyor.Kilonuz 105 ise, kiloyu boyun karesine bölüyoruz,yani 105 bölü 3,61 Burada da sonuç 29,08 oluyor.Buna ‘beden kitle indeksi’ denirEğer oran 25 ile 30 arasında ise fazla kilolu sayılırsınız.Ancak oran 30’un üzerinde ise obez olarak adlandırabiliriz.İdeali 25’in altıdır.Bu ölçüm elbette uzman sağlık kuruluşlarında yapılır ve tubbi tetkiklerden sonra tedaviye ihtiyaç olup olmadığıda karar verilir.Obezite türleri; Tip1(30-35 arası), Tip 2 (35-40 arası) ve Tip 3 (40 ve üstü) obezite türleri vardır.

Bu yaptığınız diabet cerrahisi ameliyatının ilk aşaması mıydı?

İlk aşamada mideyi daraltırıyoruz.Yani tüp ide ameliyatı yapıyoruz.Böylece hasta eskiden olduğu kadar fazla yemek tüketemiyor.Sadece obez hastada ince bağırsağa hiç dokunmadan mideyi küçültüp ameliyatı bitirebiliriz ama diyabet varsa bir teknik daha uyguluyoruz.İnce bağırsağın ilk aşamasını geçiyoruz, son bağırsak bölümünü ayırarak doğrudan mideye bağlıyoruz.Gıda mideden direk ince bağırsağın son kısmına geçiyor.İnce bağırsağın son kısmından, salgılanan incretinler yani hormonlar, insüline benzeyen hormonlardır. Tip 2 diyabeti olan hastalardada insülin var ama kullanamıyorlar.zaten bu yüzden ‘insülin direnci’ olarak tanımlaynıyor.İşte bu noktada insüline benzeyen hormonlar devreye giriyor ve hastanın şekerini düşürmeye başlıyor.İnce bağırsaktaki hormonları böylece aktive ederek insülin direncini anında kırıyoruz.Hasta ameliyata 500 şekerle giriyor ama çıkarken 200 şekerle çıkıyor.

Bu ameliyat ile artık Tip 2 diabetten kurtulmuş mu oluyor hastalar?

Taburcu olurken 100’lere düşüyor şeker ve kısa süre sonra hatta taburculuktan itibaren insülin veya başka ilaçlara ihtiyaç kalmıyor.Grip olduğunuda size ateşinizi düşürecek, ağrınızı kesecek bir ilaç verilir.Bu tedavi bir hafta sürer ve hastalık geçer.Ama bu tedavilerde sizin semptomlarınızı yani ateşinizi, kırgınlığınızı azaltmak için verilir.İlaç kullanmayınca hastasınızdır.Tıpkı diabet hastalığı gibi.İlaç kullanmayınca şekeriniz hep yüksektir.Ama insülinler ve oral diyabetik ilaçlar ise ömür boyu kullanılmak zorundadır.Bu ameliyat ile ilaç kullanımınıda son buluyor.Böylece, evet,hastanın Tip 2 diyabetten kurtulduğunu yani artık şeker hastası olmadığını söyleyebiliyoruz.biz en baştan yaptığımız müdahale sayesinde hem obeziteyi, hem de diabeti ortadan kaldırıyoruz.Tıpta yeni bir devirden bahsedebiliriz bu ameliyatlar sayesinde. Birçok ameliyat var uygun hastalara uyguladığımız.Kilo şekerini artırır, şeker kiloyu artırır.Bu kısırdöngü noktasına gelmeden beslenmeye dikkat etmek gerekir.Ayrıca egzersiz ve yürüyüş çok çok gereklidir.

Siz bu konuya neden eğildiniz? Bu ameliyatlar Hayat Hastanesi’nde şu anda yapılıyormu?

2011 yılında Bursa’ya geldim ve obezite ameliyatları yapmaya başladım. O zaman metabolik cerrahi konuşuluyordu ama pek işe yarayacağına inanılmıyordu.Bu konu çok ilgimi çekti ve daha derinlemesine araştırmak için 2014 yılında Amerika’ya Güney Kaliforniya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çalışmaya başladım.Orada bir yıl boyunca dünyanın en başarılı ve saygın hocalarından Prof.Dr.Namir Katkouda ile Obezite ve Metabolik ameliyatlar ve laparoskopik ameliyatlar,özellikle de By-pass cerrahisi üzerine çalıştım.Ayrıca genel cerrahi ve travma&acil cerrahi bölümünde ise yine dünyaca ünlü Prof.Dr.Demetriades hoca ile çalışarak kendimi tecrübelendirdim.By pass cerrahisi emilim bozucu bir cerrahidir.Amerika’da en çok kullanılan cerrahi yöntemlerinden biridir.Amerika’daki hastaların yüzde 60’ında kullanılır.Hocalarımın yanında kendimi daha da geliştirme imkanı buldum.

Türkiye’ye döndükten sonra neler yaptınız?

Türkiye’ye döndükten sonra özellikle obezite cerrahisi ve travma üerinde çalışmalara ve ameliyatlara devam ettim.2015 y ılında Amerikan Cerrahlar Birliği’nin Bursa’daki ilk ve halen bildiğim kadarıyla tek üyesi olarak davet edildim.2017 yılında Amerikan Bariatrik ve Metabolik Cerrahlar Birliği – American Society of Metabolic and Bariatric  Surgery (ASMBS) tarafından üye olarak kabul edildim.Bu dünyanın iki en büyük cerrahi derneklerinin üyesi olarak her yıl toplantılara iştirak ediyorum.Türkiye’de Bariatrik ve Metabolik Cerrahi(BMCD) derneğinde yönetimde denetleme görevini yürütmekteyim.Genel cerrahi alanında 100’e yakın ulusal ve uluslararası medikal dergide yayımlanan çalışmalarıma 200’den fazla atıf yapıldı.Bütün bunlar benim için büyük onur ve gurur.

Hayat Hastanesi size nasıl imkanlarda sağladı?

Bu hastane bana ekip halinde çalışabilme imkanı sağladı.Bu türden tedavilerde, genel cerrah, bariatrik diyetisten,psikolog/psikiyatrist, iç hastalıkları, anestesi ve tecrübeli hemşireler birlikte çalışır.Hayat Hastanesi’nde daha dinamik ve hızlı çalışabiliyoruz.Örneğin, tetkik,tahlil ve konsültasyon süreçlerinde çok uzun süre beklemeler olmuyor burada. Bu büyük bir avantajdır.Tabii burası yepyeni bir hastane ve ameliyathaneler tam donanımlı.Teknolojik anlamda en son çıkan cihazlara erişimimiz var.Hatta Türkiye’de en son teknolojileri kullanan birkaç merkezden biri olduk diyebilirim.Bütün bu faktörler tedavinin kalitesini artırıyor.

Sadece obezite ve diabet cerrahisi ameliyatları mı yapıyorsunuz?

Hayır aslında genel cerrahi alanında bir çok ameliyat yöntemini gerçekleştiriyorum.İlgi alanım olarak laparoskopik cerrahi yani kapalı yöntemle mide fıtığı,reflü, karın duvarı ve kasık fıtıkları, safra kesesi gibi ameliyatların yanında, mide, kolon ve pankreas kanseri gibi kanser cerrahileri ve guatr ameliyatları da ilgi alanlarım arasında.Ben sonuç olarak bir genel cerrahım ve mesleğimi, ameliyatlarımı severek yapıyorum.

Sayın Doçent Doktor Evren Dilektaşlı, obezite ve diabet cerrahisine kadar gelmeden insanlar neler yapmalıdır ki iyice kötü duruma düşmesinler?

Sağlık bakanlığımızın koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında daha ilkokuldan itibaren sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor.İşlenme gıdalarla bezeli bir hayat yaşıyoruz.Bu da bizlerin hızlı yağlanmamıza neden oluyor.Bu refine gıdalar; kilodan diabete, kolesterolden tansiyona ve hatta kansere kadar varan bir hastalıklar yelpazesine bizleri hazırlıyor.İşte bu konuda bilinçlenmek gerekiyor.Çevresel maruziyet ve hava kirliliğine çok dikkat etmek gerekiyor.İşler o noktaya gelmeden Bursalı dostlarımızı Özel Hayat Hastanesi’ne davet ediyorum.Çünkü burada oldukça bilinli ve hızlı bir sağlık ekibi ve çağın gerekliliklerine tıbbi manada ayak uydurmayı başaran bir uluslararası sağlık tesisi bulunuyor.


FOTO GALERİ