Site Dili : TR | EN
MENU

HAYAT HASTANESİ KANSER CERRAHİSİNDE HAYAT KURTARACAK

Toplumda kanser hastalığıyla ilgili bazı önyargılar var. Tıp biliminin ilerlemesi ve hekimlerin teknolojiyi daha etkin deneyimlerle kullanması hastalığın tedavisinde başarı oranını yükseltiyor. Bu başarılı sağlık kuruluşlarından biri de Özel Bursa Hayat Hastanesi. Merkezin hekimlerinden, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Uzuner ile kanser cerrahisi üzerine konuştuk.

Özel Hayat Hastanesi’nde başarılı cerrahi müdahaleler gerçekleştiriliyor. Op. Dr. Murat Uzuner, toplumun büyük kısmının ürktüğü kanserden korunma yollarını, hasta ve hasta yakını psikolojisini, hekimlerin kendilerini nasıl yenilediklerini ve cerrahi operasyonlar sayesinde hayatı kurtulan hastaların neler yapmaları gerektiğini anlattı. Sayın Murat Uzuner, hemen hemen bütün hastalıklar ürkütücüdür. Bu gerçek ortadayken bir hekim kanser cerrahisi alanında neden  ister? 

Hekimin eğilimleri ile oluşan bir süreçtir bu. Herkes farklı konulara ilgi duyabilir. Bir süre sonra en çok yaptığınız operasyonlar sayesinde o alana eğilmeye başlıyorsunuz. Kimi daha fazla tatmin olduğu için , kimidaha çok para kazanmak için seçimlerini şekillendiriyor. Onkoloji cerrahisi için

eğitimler ve planlamalar daha yeni yeni konuşuluyor ve yapılanıyor. Yıllardan beri özellikle Şevket Yılmaz Hastanesi’nde birçok kanser ameliyatı yaptım. İster istemez başvuran hastalar ve çevre büyük ameliyatları tercih eder hale getiriyor.

Toplum içinde çok ürkülen bir hastalık için ameliyatlar yapıyorsunuz. Sizin girdiğiniz operasyonlar, erken evrelerde keşfedilen vakaların operasyonları mı?

Kanser için sürecin bir başlangıcı ve bitişi vardır. İdeali kansere yakalanmamayı sağlamaktır. Koruyucu hekimlik anlamında ülkemizde güzel adımlar atılıyor. Ama kansere kimlerin yakalanacağını bilemiyoruz. Biz işin çoğunlukla kansere yakalandıktan sonraki kısmına müdahale ediyoruz. Eskiden en riskli grup olan sağlık personeline Hepatit aşısı yapılmıyordu. Hemşire ya da doktor kendi cebinden ödeyip yaptırırdı. Çünkü ameliyat esnasında hastadan Hepatit kapma olasılığınız var. Ama hastalandıktan sonra devlet her türlü tıbbi bakımı verirdi.  Giderek daha fazla farkediliyor ki önemli olan hastalığa yakalanmamayı sağlamaktır. Artık bu aşılar yaptırılıyor. Kanser süreci için de bu aynı. Beslenme, yaşam tarzı, çevre gibi değişkenler etkendir ama her şeye rağmen kanser olunabiliyor mu? Evet, ne kadar sağlıklı yaşarsanız yaşayın kanser olabilirsiniz. Bizler mümkün olabildiğince erken evrelerde keşfedilen vakalarda ameliyat yapıp birçok hastanın sağlıklı yaşayabilmesi için çaba harcıyoruz. Geç kalmış hastalarda da yaşam konforunu arttırmaya çalışıyoruz

Erken yakalamak tetkikler sayesinde

mümkün mü?

Evet. Bugün sağlık politikası gereği meme kanserleri için belli aralarla mamografi çektirerek serviks kanserleri için smear yaptırarak tarama tetkikleri yapılıyor. Bunlar oluşabilecek bir kanseri mümkün olduğunca erken yakalayabilelim ve hastalar tam şifaya kavuşabilsin diye yapılıyor. Mide ve kalın bağırsak için de önemli adımlar atılıyor . 50 yaşından sonra düzenli olarak kolonoskopi yaptırmak gerekiyor . Kötü huylu olabilecek ve  kansere dönüşebilecek bir polipi kolonoskopi sayesinde yakalayabiliyoruz. Yakaladıktan sonra ameliyat olmadan o polip alınıyor ve böylece kanser engellenmiş oluyor. Kişiler ve hekimler bilinçlendikçe, teknolojik imkanlar arttıkça erken teşhis olasılığı da artmış oluyor.

Onkoloji birimi tanıyı koydu ve siz Hayat Hastanesi ekibiyle kanser ameliyatını yaptınız. Peki sonraki süreçte neler oluyor?

Ameliyattan sonraki süreçler hastalığın evresine göre çeşitleniyor. Birincisinde hasta tamamen kurtulup sağlığına kavuşuyor ve arada sırada kontrole geliyor. Onkolojik tedavilerine başlıyor. Aynı zamanda hastanın yaşam konforu da düşünülüyor. Bir önleyelim, iki hastalığı halledelim ve üçüncü olarak konforu sağlayalım. Erken yakalarsak hastalığı halledebiliyoruz ama bazen geç kalınmış hastalarımız oluyor. İşte bu noktada hastanın (istatistiklere göre) beklenen yaşam süresini daha rahat geçirmesini sağlamak gerekiyor. Ağrısız, yiyip-içerek kanamadan rahatça yaşasın istiyoruz. Bunun için bazı müdahaleler ve tedavilerde bulunabiliyoruz

Teknoloji ilerliyor ve kanser ile ilgili araştırmalar derinleşiyor. Bu çalışmalar ilerleyecek mi? Kanserden kurtulmak mümkün olacak mı sizce?

Bundan 20 sene önce 12 parmak bağırsağındaki ülser için ameliyat yapardık, şimdi bir tane bile yapmıyoruz. Nedeni ise oldukça etkili ilaçların çıkması. Aynı şeyi kanser için de söyleyebileceğiz. Ameliyat yöntemleri sürekli değişiyor. Biz büyük bir değişimin ara dönemindeyiz. Bir süre sonra bize de gerek kalmayabilir. Gidişat oraya doğru bence. Ama esas görev onkolojiye düşüyor. Tümöre özel spesifik ilaçlar ve kişiye özel ilaçlar sayesinde kanser, artık kronik hastalıklar gibi kontrol edilebilen bir şeye dönüşecek. Bir yüzyıl içinde tanı ve tedavide bunca gelişimler yaşandı. Ve artık gelişimin hızı muazzam. Ama bugün için ne yazık ki hala esas olan, tümörün vücuttan cerrahi olarak uzaklaştırılmasının mümkün olmadığıdır.

Cerrahlar kendini nasıl günceller?

Bizim aldığımız eğitimin belli bir seviyesi vardır. Örneğin 1998 yılında yaptığım bazı ameliyatları düşününce bugün utanıyorum. O zamanın şartları için doğru olan yönteme artık gerek kalmadı veya çok geliştirildi. Bu gelişim ve değişimi bir şekilde yakalamak zorundayız. Bilimsel makaleler okuyarak, tıp kongrelerine katılarak, sürekli deneyimler edinerek, dünyadaki tıbbi teknolojiyi takip ederek sürekli kendimizi güncellemek durumundayız. Yoksa yapamayız mesleğimizi. Çünkü tıbbın cerrahi kısmı kişiden kişiye değişiyor. El becerisi, çabuk karar alabilme yeteneği, dayanıklılık gibi özellikler oldukça görecelidir. Bütün bunlar her doktor için ayrı ayrı özelliklerdir. Parmak izi gibi, sadece size özeldir. Ama bu özellikleri sürekli güncellenen bilgiler ve tekniklerle desteklemek şarttır. 

Bursa’da kanser vakaları anlamında en çok hangileri ile karşılaşıyorsunuz? 

Dünyadaki oranlardan bir farkı yok. Bursa’da da dünyada olduğu gibi en sık görülen kanser vakaları Akciğer Kanseri vakalarıdır. Kadınlarda en sık görülen vaka meme kanseri ve kalın bağırsak kanseridir. Coğrafyaya göre de bazı değişiklikler olur. Örneğin, Karadeniz’de yaşasanız ‘tiroid” kanseri vakaları daha çok görülür çünkü Rusya’da yaşanan Çernobil Nükleer Santrali kazası o coğrafyaya radyasyon yaymıştı. Hava kirliliği, gıdalardaki kimyasallar, sulardaki ağır metaller ve daha birçok çevresel etmen kanserin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bursa’ya özel, dünyadan daha fazla görülen bir tür yok şehrimizde. 

Stres, üzüntü ya da psikolojik sorunların kanserin ortaya çıkışındaetkili olduğu yönündeki inanış bir şehir efsanesi mi?

Stres ile kanseri bağlantılandırabiliriz.  Çünkü stres immün sistemi zayıflatır ve kanser hastalığı en çok, bağışıklık sistemi çökmüş insanlarda görülür. Zaten sürekli birtakım kanser hücreleri oluşur vücudumuzda. Bir şekilde bir bölgede ortaya çıkan kanserli hücreler ile vücut mücadele eder. Vücudumuz bu mücadeleyi kaybetmeye başladığı zaman artık kanser oluyorsunuz. Eskiden kalın bağırsak kanserlerinde kullandığımız bir yöntem vardı. Bir parazit ilacı kullanırdık. Bu ilacın görevi yan etki olarak immun direnci artırmak idi. Immun direnci nasıl düşer? Çok korkunca uçuk çıkar dudağınızda. Halbuki o virüs sizde hep vardır. Çok korktuğunuz, ateşlendiğiniz ya da başkaca bir hastalık nedeniyle bağışıklık sisteminiz yara aldığında uçuk çıkar

dudağınızda. İşte böylece immun sistemin zayıflaması stres ile ilişkilendirilebilir. Stres immun sistemini düşürür ve immun sistem düşünce uçuk çıkıyor ya da kanserli hücre çıkıyor. Ama elbette her streslendiğimizde böyle bir sonuçla karşılaşacağımız anlamına gelmez.Uzun lafın kısası, stresten uzak durmalıyız.


FOTO GALERİ